Uzlaşma Riski & Tüketici Kredi Riski

kredi riski
Faiz Oranı Riski, Sistemik Risk ve Emtia Riski & Döviz Riski makalelerinden sonra finansal riskler konusuna bu makale ile devam ediyoruz. Amacımız bu konuda size derli toplu bir kaynak oluşturmak.Önümüzdeki günlerde konuya devam edeceğiz.

***

Uzlaşma Riski

Bir anlaşmanın bir tarafının kendi yükümlülüklerini diğer tarafa veya taraflara ödememesi ile ilgili birkaç örnek durum vardır. Bu, finansal piyasa ile ilişkili ve yerleşim riski olarak adlandırılan farklı bir risk türünü içerir. Kredi riski ve likidite riski yerleşim riskinin bir parçasıdır. Herhangi bir karşı taraftan beklenen miktarı geri almama olasılığı olarak yerleşim riskinden de söz edilebilir. Yerleşim riski yalnızca alınmamış ödeme ile ilgili değildir, aynı zamanda ödeme riski ödeme zamanındaki farkla da ilgilidir. Yerleşim riski aynı zamanda ana riske dönüştürülebilir ve ilgili şirketlere büyük zarar verebilir.

Yerleşim riski “Herstatt riski” olarak da bilinir. Herstatt, Almanya’da ünlü bir bankaydı. 1974’te banka döviz kabul etti. Bununla birlikte, düzenleyiciler bankanın çalışmasını durdurduklarından, dövizin yatırımcılarına döviz sağlanmadı. Bu şimdiye kadar yerleşim riski konusunda iyi bilinen örneklerden biridir.

Belli bir işleme biçimine bağlı olan çeşitli finansal araçlar için, süreçle bağlantılı olarak kesinlikle bir çeşit uzlaşma riski vardır. Fakat yerleşim riski esas olarak forex piyasasıyla ilgilidir. Bu pazardaki günlük işlemler çok yüksek ve yerleşim riskinin birkaç yıl önce forex piyasasında önemli bir sorun olduğunun en önemli nedenlerinden biridir. Fakat günümüzde sürekli bağlantılı yerleşim yöntemi, döviz işleminde zaman farkını ortadan kaldırarak forex ticareti için daha güvenli bir ortam ve yerleşim risklerini en aza indirgemektir.

Tüketici Kredi Riski

Tüketici kredi riski, birkaç kredi ürünü sağlanan müşterilerin varsayılanlarından kaynaklanan finansal kurumların kayıplarını belirtmek için kullanılan bir terimdir. Her türlü tüketici kredisi opsiyonunu sağlamaya çalışan bankalar, kredi kartı şirketleri ve diğer birkaç finansal kuruluş tüketici kredisi riskine maruz kalmaktadır.

Bugünün modern dünyasında tüketicilere farklı amaçlarla kredi ürünleri sunmaya hazır çeşitli finansal kurumlar var. Bu kredilerin çoğu güvence altındadır ve bu krediler için bir tür teminat mevcut olmalıdır. Borçlu tarafından temin edilen bir teminat varsa, borç alanın varsayılanı olsa bile, borç vereni kredi tutarını geri almak için teminatı satabilir.

Bu durumlarda, tüketici kredisi riski çok sınırlıdır ve teminatın değeri değer kaybettiğinde bile geçerlidir. Ancak bu durum nadiren olur.

Öte yandan, pazarda iş yapan binlerce finansal kuruluş var ve bu nedenle rekabet çok yüksek. Birkaç finansal kuruluşun tüketici kredisi riskine maruz kalmasının başlıca nedeni budur.

Kurumlar endüstride bir yer edinmeye çalışıyor ve bu nedenle finansal kuruluşlar mümkün olduğunca çok müşteri çekmeye çalışıyor. Bu amaçla, bu şirketler, teminatsız krediler gibi birçok yeni ürün ve daha pek çok şey tasarlıyor ve bu ürünler finansal kurumlar için sorunlara neden oluyor.

Yine farklı zamanlarda tüketici kredi riskine maruz kalan kredi kartı şirketleri bulunmaktadır. Bu şirketler de çok miktarda gelişmekte ve aynı şey burada kredi kartı şirketlerinin kazanç elde etmek ve müşterileri artırmak için bazı riskler alıyor olması için de geçerlidir. Fakat zaman zaman, bu şirketler de tüketici kredi riskleri ile karşı karşıyalar.

Tüketici kredi riskini azaltmanın ve kayıpları en aza indirmenin birkaç yolu vardır. Finansal şirketler, kredi değerliliğini belirlemek için borç alanların kredi raporlarından yardım almaktadır. Kredi verenler, kredi ürününün onaylanmasına karar vermek için kurumlarında kredi yönetim departmanları kuruyorlar.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir